Blog

Otel Tanıtımı

Otelimiz Kastamonuya ilçemiz kalacağınız hafta sonunda değişik doğa sporları eğitimleri alarak ve çeşitli aktiviteler yaparak, doğal ve tarihi yerleri gezerek sevdiklerinlzle hoşca vakit geçirebileceğiniz imkanların yanında lüks bir ortamda her türlü konfordan faydalanarak, dinlendirici ve huzur verici bir hafta sonu tatili fırsatları sunmaktadır.

Odalarımız modern bir mimariye sahip olup içerisinde Telefon, Uyandırma Servisi, 24 Saat Oda servisi, 24 Saat sıcak su, her odada bağımsız uydu ve TV, Ücretsiz WI-FI, merkezi ısıtma, duş ve tuvalet, saç kurutma makinesi mevcuttur.

Oda sayımız ve tipleri 8 adet double+1 aile tipi, 5 Oda 3’lü ve toplam 12 olmak üzere ilaveler ile birlikte 40-45 yatak sayısına sahiptir. Otelimizde mevcut imkanlar dışında çamaşırhane, 1 açık, 1 kapalı restaurant, cafe, bar, prejeksiyonlu 100 kişilik toplantı salonu, kütüphane, yöresel ürünler satış standı ve kültür köşesi mevcuttur. Otelimize gelen misaifrlerimizin çeşitli doğa sporları, yürüyüş, av spor etkinlikleri için bünyemize ulaşım ve rehberlik hizmetleri verilmektedir.

Horma Kanyonu

Zarı çayı üzerinde olup, suyun taştaki kireçleri aşındırması ile oluşan derin kazanlar şeklinde çukurlar mevcuttur. Eski dönemlerde yaşayan insanların kayaları oyarak su kanalı açıp, bu kanaldan su ile çalışan un değirmenine su akıtmaları yine ayrı bir dikkat çekmektedir.

Kanyon girişi meydandüzü diye bilinen havza’dan başlar. Ayıderesi’ni geçerek Ilıca Şelalesi’nde sona erer.

Ilıca Şelalesi

Ilıca köyümüz sınırları içerisinde bulunup, 12 km uzaklıktadır. Ilıca köyünden itibaren patika yoldan yaya yarım saat sürmektedir. Su yaklaşık 10 metre yüksekten dökülmekte ve bu suyun döküldüğü yerde doğal olarak bir havuz oluşmuştur. Bu şelalenin en önemli özelliği de oluşan bu havuzun etrafının çok sayıda ağaç ve bitki örtüsü ile çevrili olmasıdır. Yine şelalenin üst kısmından gidildiğinde yıllardır akan su ile kayaların aşınması sonucu kayalardan oluşan çukurlar ve oymalara ayrı güzellik katmaktadır.

Yine aynı köy içerisinde Bizanslılardan kalma hamam mevcuttur. Hamam yontma taştan yapılmış kubbe şeklinde 2 metre genişliğinde 3.5 metre uzunluğunda 1.80 metre yüksekliğindedir. Hamamın yaz ve kış su ısısı 23 derecedir. Yine hamamın yan duvarlarında insanların yıkanmaları için sabunluk ve oymalar mevcuttur.

Valla Kanyonu

Muratbaşı Köyümüz sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kanyonun ilçeye uzaklığı 26km’dir. Muratbaşı Valla Mahallesine kadar stabilize yoldur. Kanyona kadar olan 1.5km’lik kısmı ise orman içi patika yoldur.

Valla Kanyonu Devrakani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlamakta olup Cide ilçesi istikametinde 12km uzunluğunda yan duvar kayaların yüksekliği yer yer 800-1300 m’yi bulur.

Valla Kanyonu 1994 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinden gelen 4 öğrencinin kaybolup 14 gün sonra Cide ilçesinden çıkmaları ve burasının Vahşi Cennet olarak tanımlamaları ile basında yer alıp, doğa severlerin ziyaret yeri haline gelmiştir. Kanyonun techizatsız geçilmesi mümkün değildir.

Küre Dağları

Küre Dağları Milli Parkı, Karadeniz Bölgesi’nin batısında Küre Dağları üzerine yer olan ulusal park. Park Kastamonu ve Bartın il sınırları içerinde kalmaktadır. İdari olarak milli park çevresindeki ilçe merkezleri ise Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Kurucaşile, Amasra ve Cide’dir. Küre Dağları Milli Parkı, yakın çevresini oluşturan tampon bölgelerle birlikte 103575 hektar’lık bir alanı kaplamaktadır. Milli parkın kendisi ise 34018 hektar büyüklüğünde ve Batı Karadeniz Karst Kuşağı içinde yer almaktadır.

Çeşitli etmenlerle giderek tahrip olan Küre Dağları ve üzerindeki ormanların batı bölümü bitkisel çeşitlilik yönünden çok zengindir. Uluslararası kuruluşların Karadeniz bölgesi içinde, koruması öngörülen bu dağların en hassas bölümü, 1999 yılında bir milli park haline getirildi. Akdeniz iklim bölgesinin tehlikedeki bölgelerinden sayılan bu geniş alanın bir bölümünün böylece korumaya alınması, çevredeki daha büyük alanların korunmasına yönelik bir ilk adım oldu. 1990’lı yıllarda Avrupa’da ail şekilde korunması gereken, yani yok olmaya doğru giden doğal alanlar, 20 sıcak nokta başlığı altında bir listeye alındı. Türkiye’ deki 8 ayrı hassas noktadan, bu listeye girebilen ancak Küre Dağları oldu. Bölgenin korunmasındaki en büyük hedef, bölgenin, bölgede yaşayanların geçimlerini baltalamayacak şekilde, çevre örtüsüne hayli zarar veren bakır madenciliği ve taş ocakları ile tarla açmak için yapılan tarım faaliyetlerinden uzak tutulmasıdır.

Ilgarini Mağarası

İlçe merkezine uzaklığı 36km olup, Sümenler Köyü Kazla mahallesi Top Meydanı mevkiine kadar vasıta ile ulaşmak mümkündür. Sorkun yaylasından itibaren dik ve kayalık orman içi patika yoldan yaya olarak 2 saat yürüyerek mağaraya ulaşmak mümkündür.

Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır. İçeri girildiğinde iki kola ayrıldığı görülür. Girişte Bizans dönemine ait olduğu sanılan bir köy yıkıntısı mevcuttur. Sağdaki düz yoldan gidildiğinde su sarnıcı bulunmaktadır. Bu sarnıç zaman içinde tahribata uğramıştır. Bu bölümde odalar ve sarkıtlar bulunduğundan avizeli salon denilmektedir. Mağaranın sola ayrılan diğer yolundan gidildiğinde ağızdan itibaren -250m derinliğe kadar inilmekte ve M.Ö 2000 yılına ait insan yaşantısı izlerine rastlanılmaktadır. Bu değerleri ile dünyanın 4. mağarası olduğu bilinmektedir. Yolun başlangıcından aşağıya inildiğinde küçük bir düzlüğe ulaşılmaktadır.

Buraya kadar inerken 40 kadar dönüşlü taştan örülmüş ve viraj şeklinde yoldan inilmektedir. Bu düzlükte klise kalıntısı ve mezarlar vardır. Bu kısımda 7 adet mezar mevcuttur. Mezarlar zaman içinde gerek araştırmacılar gerekse başka amaçlarla tahrip edilmiştir. Kafa, kol ve bacak kemiklerine rastlanmaktadır. Buradan sonrada yola devam edebilmek için teknik malzeme gerekmektedir. Böylece ulaşılabilen yere kadar mağaranın uzunluğu 858 m’dir.

Pınarbaşı Tarihi Yapısı

Pınarbaşı ve çevresinde sırayla Gasgarlar, Kimmerler, Lidyalılar, İranlılar, Helenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslar ve Çobarlar hakim olmuş, 1460 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.

Değişik yazılı kaynaklardan alınan bilgilere ve rivayetlere göre şimdiki adı Çamkışla önceki adı Erkemle olan köy Roma ve Bizanslılar döneminde kalabalık bir yerleşim yeri olduğu aynı zamanda, Çamkışla köyü Benle mahallesinin ve Çalkaya köyünde Roma ve Bizanslıları döneminde önemli yerleşim merkezi olduğu belirtilmektedir.

Tarihi kalıntılar bakımından zengin sayılan Pınarbaşı ilçesinde Sümenler Köyü sınırlarında bulunan Ilgarini Mağarası, yine aynı köyün Kayadibi mahallesinde Hacet kayası, Çalkaya köyünün batısında bulunan Kurtgirmez tepesinde büyük bir mağara, aynı köyün güneyinde Sufyan kayası, Ilıca köyünde Bİzanslılardan kalma hamam, Çamkışla köyü Benle mahallesindeki yüksek ve dik kayalığa insan sureti kazılmış ve yörede Kızkayası olarak da bilinen örnekler verilebilir.

UNUTULMAZ TATİLLER SARIMEŞE OTEL'DE YAŞANIYOR...